10 Şubat 2015 Salı

Ben Sıla, Düş Zamanı Masalcısı


Ben, Sıla Akdeniz. Düş Zamanı Masalcısı.
Masallarla olan tanışıklığım bundan bir yıl öncesine denk geliyor.2014 Mart'ına. İnsan masallarla nasıl tanışabilir ki? Masallar zaten hep orada değil miydi? Çocukken hep masal dinlememiş miydik?
Elbette ki masalın ne olduğunu biliyordum ama beni böylesine etkileyeceğini ve hayatımın merkezinde yer alacağını tahmin etmemiştim.

Judith Liberman ismini duymuşsunuzdur (eğer masallarla ilgileniyorsanız, duymamışsanız da geç kalmış sayılmazsınız. Blog ve web sayfası tık tık) Ben geçen yıla kadar duymamıştım ve bir gün otobüsteyken telefonumdan bir şeyleri karıştırıyorken onun İndigo'daki ropörtajını okudum ve bir daha okudum ve bir daha okudum. Sanırım o anda kader ağlarını örüyordu ki arka arkaya bir kaç kez okumam gerekti. Her neyse. Sonra da araştırmaya başladım. Nerede yaşıyor, neler yapıyor. Sonra da İzmir'de Sanatölye Varyant'ta eğitim vermiş olduğunu öğrendim ama tarihi geçmişti. Bir sene kadar. Bu olay olduktan bir ay sonra orada eğitim gören bir arkadaşımdan Judith'in tekrar eğitime geleceğini öğrendim ve havalara uçtum, uçmamla inmem bir oldu çünkü Cumartesi- Pazar eğitim veriliyordu ve ben sezon içinde her cumartesi E.Ü Atatürk Kültür Merkezi (Konak)'ta Yaratıcı Drama ve Oyunculuk Dersleri veriyorum (Reklamlar) Yerime birini bulmam lazım, yerime birini bulsam bunu Ahmet'e (Kocam ve patronum) kabul ettirmem lazım, eğitim için para ayarlamam lazım vs. Sonuçta bu çoklu bilinmeyenli denklemi aşıp eğitime katıldım.
Harika bir hafta sonuydu. Benim katıldığım eğitim "İç Mitolojimiz" eğitimiydi.
Anlatmakla ilgili bir eğitim değil daha çok kendi masalını yaratmakla ilgiliydi ve sanırım bende etkili oldu ve o hafta sonu kendi masalımı yazmaya başladım (yazmak derken fiziksel yazmak yoksa oturup yazma konusunda sıkıntılarımı cümle alem bilir) Sonra da anlatıcılık konusu gündemimin ilk sıralarına yerleşti. Hemen arkadaşlara duyduğum masalları anlatmaya başladım. Hayatımın her aşamasına yavaş yavaş dahil oldu bu konu. Bu arada da yüksek lisans yapıyorum Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Enstitüsü Tiyatro Bölümü'nde (Tanıtım) o dönem de tez başlığı belirlemek gerekiyor ben de anlatıcılık üzerine bir tez başlığı belirledim hem konuyu daha iyi öğreneyim hem de tez yaparken sıkılmayayım diye.
Sonra öğrendim ki, Judith Haziran'da(2014) Şirince Tiyatro Medresesi'nde bir hafta atölye çalışması yapacak. Hayatım Masal.  Bir hafta, Şirince'de, Medrese'de, Masal. Süper ötesi bir haber oldu benim için ben yine havalara uçtum ama düşüş daha bir ani oldu çünkü benim kızım o sırada iki buçuk yaşında bile değildi. Onu bırakıp nasıl gidecektim, gitsem bile Ahmet (kocam, patronum ve çocuğumun babası) bu duruma ne diyecekti. Ayrıca o kadar parayı nasıl bulacaktım (çok değildi ama yine de bir tiyatro oyuncusunun hemen cebinden çıkarıp verebileceği bir rakam da değildi) Ama yine bu çoklu bilinmeyenli denklemden de çıkmayı başardık ve ben bir haftalığına masal kampına gittim ki o sezonluk dizi olabilir o kadar çok şey kattı bana. Ben o bir haftadan sonra bu işi gerçekten yapmak istediğime karar verdim ve başladım masal okumaya. Tüm yaz boyunca, deli gibi masal okudum. Bir de ilk anlatıcılık denemelerime başladım. Bir kitap kulübü üyesiyim Bir Kitap Bin Sohbet, inanılmaz müthiş insanların bulunduğu bir kulüp. Her ay bir kitap okuyup onun üzerine tartışıyoruz, bununla da kalmıyoruz birbirimize her konuda destek oluyoruz. Bir kız kardeşler kulübü gibi. İşte orada "Kurtlarla Koşan Kadınlar" kitabı okunacaktı ve o kitap da masallardan oluşuyor. Ben de onlara sohbetin öncesinde masalları anlatmayı teklif ettim onlar da kabul etti sağolsunlar ve ben her ay bir masal anlatmaya başladım. Yazın depoladığım masalları paylaşma sırası da Kasım ayında geldi. Alsancak Yakın Kitabevi'nde ilk bağımsız masal akşamımı yaptım, temam "Yeniden Doğuş"tu. Sonrasında Aralık ayında hem Yakın'da hem de Bostanlı Kedi Kitabevi'nde masal akşamı yaptım. Ayrıca Aralık ayında Buca'da Ihlamur Kafe'de de "Yeniden Doğuş" masallarını anlattım Böylece serüvenim hız kazanmış oldu. Bir yandan da Narlıdere'de Üç Bedende Şifa Merkezi'nde Masal Meditasyon akşamları yapıyoruz. Karşıyaka'da Bir Artı İki'de de Ankhamaya Farkındalık Atölyesi tık tık ile ortak bir masal akşamı gerçekleştirdik.  Ayrıca İzmir Amerikan Kültür Koleji'nde çocuklara masal anlattım.
Bu ay içinde de bir çok masal etkinliği olacak ve ben bu gidişat karşısında hem çok seviniyorum hem de çok şaşırıyorum. Masal benim için büyülü bir yol oldu hem kendimi geliştirmek hem de mutlu olmak için. Umarım anlattığım masallarla bir çok kişinin de hayatına dokunabilirim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Masal Battaniyemin Hikâyesi

               Kızım Asya Mavi'ye hamileyken, çocuk bakımıyla ilgili elime ne geçerse okuyor ne kadar blog varsa takip ediyordum...