16 Mart 2015 Pazartesi

En Uzun Yol Bir Adımla Başlar

Bugün blog için yazacak bir şey düşünmemiştim. Bugün pek çok şey düşünüp pek çok şey yapmıştım ama bugün bana sanki hiçbir şey yapamamışım gibi gelmişti.
Bazı günler vardır, o kadar çok işiniz vardır ki o günlerde bir onu yaparsınız yaparken aklınıza diğer işiniz gelir sonra ona koşarsınız. Onu yarım bırakırsınız, bunu yarım bırakırsınız. Bir çok şey yaparsınız ama aslında hiçbirini bitiremezsiniz. İşte bu durumu ikiyle çarp eşittir ben.

Bu aralar o kadar dolu ki kafam. Yapmam gerekenler, yapmak istediklerim, yapmazsam olmazlar, yapmasam da olurlar lar lar. Ben de bu durum içinde hiçbirine odaklanamıyorum. Bugün provam vardı örneğin, prova evdeydi ve ben arkadaşlar gelmeden önce Asya'yı yıkadım. Sonra prova bitti ben de hemen tez için araştırma yapıp alıntı yazdım bir saat çalıştım sonra dedim ki boyamam gereken iki çanta var, onlarla ilgileneyim ama onları yaparken de aklım yapmam gereken çevirilerdeydi ve böylece ben ne yaptığımdan bir şey anladım ne de yapacağımdan. Ta ki sevgili arkadaşım, hocam, canım Efe ile konuşana kadar. Plan yap dedi, bir şeyi bitir zamanını ona ayır ve sonra diğerine geç. Ne kadar mantıklı değil mi? Bunu aslında sorsan herkes bilir ama işte iş yapmaya geldi mi bir panik bir panik. Yoğun olmayı seviyorum, insan yoğun olunca daha çok iş hallediyor bence. Ama kendini de kasmamak gerek, bir onu bir bunu değil de planlı olup işe başlamak gerek. Ben tam bu moddayken, Radyo Voyage açıktı bilgisayarda ve altta da şu yazı geçiyordu " En uzun yol bir adımla başlar." Mesajı aldım, tamam dedim çeviri için tam zamanı başla ve bitir ama sonra aklıma yazı yazmak geldi, ta taaamm işte yazı. Neyse, Erteleme Sanatı kitabında tam da bundan bahsediyordu, adam makale yazmaya fırsat bulamamış ama o sürede bir kitap çıkarmış. Öyle işte.
Erteleme Sanatı kitabıyla ilgili daha fazla bilgi istiyorsan Günün Çorbası Yeliz'in yazısı için tık tık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Masal Battaniyemin Hikâyesi

               Kızım Asya Mavi'ye hamileyken, çocuk bakımıyla ilgili elime ne geçerse okuyor ne kadar blog varsa takip ediyordum...