1 Eylül 2017 Cuma
"Hayır"da Hayır Vardır.
Vatan Şaşmaz cinayeti ile ilgili haberleri okudum, hepsini değil. Bir sürü tespitte bulunulmuş, dedikodu kısmını ise hiç bilmiyorum. Benim bu olayda gördüğüm şey, çetrefilli bir aşk hikâyesi ve "hayır" diyemeyen bir erkek.
Hayır diyemeyen birini görünce de eski yaralarıma dokunulmuş oldu. "Vatan Şaşmaz'ın o odada ne işi vardı?" diye düşündüm. Onu suçlamak için değil, merak ettiğim için. Bitmiş bir ilişki, bir taraftan da bir evlilik ve doğacak olan bir bebek var. O kişi neden o odaya girmiştir ve odadan çıkmak üzereyken sırtından vurulmuştur?
19 Temmuz 2017 Çarşamba
Kalbi Kırık Hüsniye
Kalbi Kırık
Hüsniye, güvendiği dağlara kar yağan kişidir. Kişi, Kalbi
Kırık Hüsniye durumuna geçtiğinde göğsünün ortasında derin
bir acı duyar, hiç bir zaman dinmeyecek sonsuz bir acı. Yaşamdaki
tüm acılar toplanmış da onun vücudunu istila etmiş gibidir.
Yolda amaçsızca yürür, hiç kimse, hiç bir şey artık onun
yüzünü güldüremez. Bu haldeyken akıl çalışmaz, aslında kalp
de çalışmaz -çünkü kırılmıştır- beden de çalışmaz. Ne
çalışır acaba?
2 Temmuz 2017 Pazar
Saplantılı Saniye ve Rahat Raziye
Gergin ağzının kenarında sinirden bir gülümseme, telefonu
eline yapışmış, gözleri bir noktaya sabitlenmiş, soru
sorduğunuzda size cevap veremeyecek kadar kilitlenmiş bir kadın.
Bu onun doruklardaki hali. Hemen bu noktaya varmıyor tabi ki.
30 Haziran 2017 Cuma
Çalışma Prensibi
Çalışmak
ve çalışkanlık konusunda kendimle ilgili algım yıllar içinde
çok değişti. Kendimi çok zeki hissettiğim dönemler de oldu
aşırı derecede anlayışı kıt olduğumu düşündüğüm
zamanlar da. Zeki olmanın ya da yetenekli olmanın çalışmak ve
ilerlemek ile ilgisi olmadığını da oyunculuk eğitimi verdiğim
zamanlarda anladım.
Bu
yazı, nasıl çalışacağını bir türlü bulamamış, bu zamana
kadar hasbelkader “çalışkan” olmuş bir insanın öyküsüdür.
29 Haziran 2017 Perşembe
Omzunda Kamerayla Yaşayan Kadın
Omzunda
Kamerayla Yaşayan Kadın
Bu
kadın, kadın olarak doğmadı elbette. O da herkes gibi küçük
bir kız çocuğuydu. Yani küçük bir oğlan olmayan diğer herkes
gibi demek istemiştim. Kamera omuzlarına ne zaman yerleşti,
şimdilik bilmiyoruz. Onu anlatmaya ve anlamaya başladığımda bunu da tespit edebileceğimi düşünüyorum. Belki de doğuştan
böyleydi, bu onun hem yeteneği hem de lanetiydi. Açıkçası onu
da bilemiyorum. Bu kadın uçlarda yaşamayı sever, Sakuralar gibi
yeteneğinin doruk noktası onun ölümü olabilir.
18 Mayıs 2017 Perşembe
Kimsesiz Valiz
Liselerarası tiyatro festivali için İTK ile Kayseri'ye geldik,bugün de Antalya'ya doğru yola çıkıyorum. Kayseri Havaalanı inanılmaz kalabalık, içeri girebilmek için uzun kuyruklarda bekledim. Arada olurmuş böyle şeyler, bugün de bana denk geldi ama Efe ile Adana'daki dönüş maceramızdan sonra işi sağlama alıp erkenden gelmeye karar verdiğim için şimdi oturup bu yazıyı yazacak kadar zamanım var.
28 Nisan 2017 Cuma
Masal Anlatıcısı Olmaya Nasıl Karar Verdim?
| Dilek Tutarken |
Bu aralar tezim için bir çok masal anlatıcısı ile görüşmeler yaptım, sağolsun beni kırmayıp açık kalplilikle sorularıma heyecanlı yanıtlar verdiler. Sorularımdan bir tanesi de bu, "masal anlatıcısı olmaya nasıl karar verdiniz?" Canım tez danışmanım Özlem hocamla soruları hazırlama aşamasında bu soruyu o da bana sormuştu. Aslında bir çok kez cevapladım hatta blogda bile yazılı. Şimdi röportajları kaydederken bunu kendime yeniden sordum. Eski hikayeden çok sıkıldığımı farkettim. Peki ben masal anlatıcısı olmaya öyle hep anlattığım gibi karar vermemişsem? Bunun başka bir hikayesi varsa ve ben sürekli aynı şeyleri tekrarlayarak bu noktayı kaçırıyorsam?
Düşünmeye başladım. Neden masal anlatıyorum diye. İlk masallarımı anlattığım dönemleri düşündüm, o zamanlar duygularımı pek ifade edemez çok da konuşamazdım. Aslında çocukluğumdan beri susmayan biri olarak kendimi böyle tanımlamak bana tuhaf geldi. Ama evet, gerçekten de öyleydi. Yanlış anlaşılmak, beklenilen cevabı verememek endişesiyle sustuğumu hatırlıyorum. Sonra masal anlatmaya başladım ve farkında olmasam da başlarda yardım çığlıklarımı hep masallarla attım. Anlattıkça, içimde biriktirmiş olduğum her şey ortaya çıktı. Sonra bunun diğer insanlara da iyi geldiğini farkettim. Masallar kalbimden geliyor, boğazımdaki düğümleri bir bir çözerek dışarı çıkıyordu. Ama hala korkuyordum o dönemler, bunu da şimdi farkettim.
Masalların arkasına sığınmak, mesajları yan kapılardan vermek daha kolaymış. Sonra yavaş yavaş kalbimi de açmaya başladım, kalbimin düğümleri de çözüldükçe sadece masallar değil kalbim de konuşmaya başladı. Kalbimdeki ve boğazımdaki tüm düğümler çözülebilmiş değil hala, bunu hissediyorum. Ama şimdi anlıyorum ki ben düğümleri açmak için masal anlatmışım, anlatırken dinleyenlerin de düğümlerinin açıldığını görünce de bunu hep yapmaya karar vermişim. O düğümleri açıp yeni bir hayat dokumak için...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Siyahlı Kadın, Deniz Kızı ve Sis
Masal anlatmak ve masal anlatıcılığı atölyesi düzenlemek için geçtiğimiz hafta Ankara’daydım. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda Susan Hi...
-
Masal Anlatıcılığı Nedir? Masal anlatıcılığı kadim zamanlardan beridir süregelir ve dünyanın her yerinde karşımıza çıkar. Kültür...
-
Dün akşam müzik dinlerken, Mert Fırat'ın söylediği "Nilüfer" şarkısı çalmaya başladı. "Bir Varmış Bir Yokmuş" fil...
-
Kızım Asya Mavi'ye hamileyken, çocuk bakımıyla ilgili elime ne geçerse okuyor ne kadar blog varsa takip ediyordum...




